Dünyayı Tanrı mı? Şeytan mı? Yarattı…

Yıllardır öğretile gelen birçok inanç, halkın temel fikri dünyanın çok mükemmel yaratıldığı içindeki, kusursuz adalet ve ahenkten söz eder.

Bunun aslında böyle olmadığını görmek için sadece içinize işlemiş sabit fikirlerden kurtulmanız yeterli.

Kurtulmak ve kafanızı çevrede olup bitenlere çevirmek…

Kendinize bir sorun siz tanrı olsaydınız böyle bir sistem mi yaratırdınız?

Gerçekten vicdan ve merhamet sahibi bir insan için dünya aslında çok mükemmel bir yer değil.

Aynı dinsel öğelerle bu bağlamda dünyayı tanrı mı?

Şeytan mı? yarattığı fikri daha sıcak geliyor.

Merhametli bir tanrı böyle bir dünya yaratamaz mıydı?

Şeytan Nereden Geldi? (Dinler açısından)

Birçok antik din, iyi ve kötü arasındaki mücadeleyi ayrıntılarıyla ele alan kutsal metinlere sahip.

Los Angeles Westwood Village Sinagogu’nda hem haham hem de psikolog olan Abner Weiss, örneğin dünyanın en eski dinlerinden biri olan Zerdüştlükte, en büyük tanrı olan Ormazd’ın iki varlık yarattığını; bunlardan birinin kaotik ve yıkıcı ruh Ahriman, diğerinin ise onun hayırsever ikiz erkek kardeşi Spenta Mainyu olduğunu söylüyor.

Weiss, “Eski dünya, iyi ve kötünün bir arada var oluşuyla mücadele ediyordu” diyen Weiss, “iyi bir tanrının kötü şeylerden sorumlu olamayacağı düşüncesinden yola çıkarak insanlar, kötülüklerden sorumlu şeytani, ilahi ayrı bir gücün varsayımında bulundular. ” diye ekliyor.

Bununla birlikte Şeytan, Musevilikte öne çıkan bir figür değildi.

İbrani kutsal yazıtlarında çok az şeytan benzeri varlık bulunmakta, ancak en ünlü olanı “Eyüp Kitabı”nda görülür.

Bu kitapta, bir “muhalif” ya da “baştan çıkarıcı”, Tanrı’ya, varlıklı bir adam olan Eyüp’ün her şeyini kaybettikten sonra bile kendisine tapmaya devam edip etmeyeceğini sorar.

Tanrı, bu meydan okumayı kabul eder ve Eyüp’ün elinden servetini ve ailesini alarak, onu böylesine korkunç bir kaderin neden başına geldiğinin merakı içerisinde bırakır.

Bu hikâyede Tanrı’nın düşmana göre daha fazla tahakküm ettiğini; bu şeytani baştan çıkarıcının, Tanrı’ya meydan okuduğunu, O’nun da akabinde Eyüp’ün servetini aldığını söylüyor Weiss.

Weiss, “Musevilik otoriteyi paylaşmak zorunda olduğu Tanrı kavramını, Tanrı’nın her şeye kadiriyetini ve hatta her şeyi bilincini sınırlamak olarak gördü” diyen Weiss, “Bu nedenle, Şeytan eşit derecede güçlü bir kötülük kaynağı olarak asla kişiselleştirilmiş değildi.” diye ekliyor.

Weiss, şeytanın İsa’nın doğduğu milattan sonraki dönemlerde başlayan belirli Yahudi mezheplerinin bir parçası haline geldiğini söylüyor.

Dahası, Musevilik ’in Kabala denilen mistik öğretileri de aydınlık ve karanlık iki taraftan bahsediyor, ancak karanlığa hiçbir zaman aydınlık taraftaki kadar eşit güç vermiyor diye de belirtiyor.

Aslında düz mantıkla tarif edilen mükemmeliyetçi, adaletli, şefkatli bir tanrının mı , kötülükten beslenen, kan, vahşet gözyaşı şeytanın mı? dünyasında yaşıyoruz sizce?

NOT: (Yazılar uzun olunca okunmadığı için detaya girmedim. Zaten amaç bunları sorgulamanız bu konu başlıklarıyla araştırma yaparsanız değerlendirebilecek bilgilere ulaşabilirsiniz.)

Konu başlığı;

-“Dünya ne kadar kusursuz”

-“Evrendeki zamanla oturan sistemler, yok olup veya kendiliğinden evrimleşerek oluşan canlılar”

-“Tanrı bunları bir seferde yaratıp sorunsuz işletemez miydi?”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*