Yaşam kalitenizi yaşadığınız toplum belirliyor!

Özellikle iletişim çağına girdiğimiz bu dönemde insanlar birbirlerine entegre yaşamak zorunda.

Daha önceki dönemlerde bireysellik ön plandaydı.

Sosyal yaşamınızı kendiniz belirliyordunuz.

Kendi yaşamınızda sizin ilgi alanınız dışında kalan insanlar, mekanlar, sosyal platformlar, siyasi akımlarla vb. iletişim kurmak zorunda değildiniz.

Aile dışında; arkadaşlarınız, iş ve sosyal çevrenizi belirleyerek bunların dışında kalan “diğer” insanlarla muhattap olmama lüksüne sahiptiniz.

Ama artık dünya değişti.

Özellikle sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle sokak kapınız herkese açıldı.

Normalde belki oturup bir çift laf etmeyeceğimiz insanlar hayatımızın içine girdi.

İşte bu noktada toplumsal zeka, kültür ve ahlâkın ne denli önemli olduğu ve eğitimin değeri ortaya çıktı.

Eğitim okullarlada sınırlandırılacak birşey değil.

Sosyal medyanın hayatımızın merkezine girmesiyle toplumda eski bir tabir vardı “Çıplak geldim, çıplak gidiyorum” bu tür insanlarla farkında olmadan beraber yaşadığımızın farkına vardık.

Dolayısıyla özellikle eğitim ve kültür alanında toplumla paralel büyümediğiniz zaman sizi bir yalnızlığın beklediğini gördük.

Örneksel olarak;

Toplumsal Zeka : Toplumun IQ seviyesinin ortalama “85” olması o seviyelerde gelişim gösterebileceğiniz anlamına geliyor. Sizin zamanın ötesinde atılımcı girişimlerde bulunmanızı engeller. Bu bağlamda çocuk kişisel gelişimi önümüzdeki nesillere ışık tutması açısından çok önemli!

Toplumsal Kültür : Toplum sosyal olarak entegre yaşadığı için “yaygın kültür” etnik kökenlerden bağımsız benimsene bilir. Toplum ortak bir kültürde değer yargılarında birleşebilir. Topluluklarda çürümeler geçmiş medeniyetlerde de olduğu gibi örneğin bir mahallede 100 kişi içinde 2 tane hırsız var ise o ötekidir. 80 tane hırsız varsa Yaygın Kültürdür. Zamanla benimsenir göze batmaz.

Toplumsal Ahlâk : Ahlâk cinsellikle sınırlanamayacak kadar geniş ve kapsamlı bir olgu. Gelişmemiş toplumların ağzında cinsellikle sakız edilmiş. Medeniyetlerin yok oluşunu fitilleyen ana neden. Kişiler ve kurumlar önemli değil. Yaşadığınız toplumdaki ahlâk sorunu ummadığınız bir yerde karşınıza çıkıyor. Dünya her döndüğünde makamlar güç kavramları değişsede insan aynı kalıyor.

Sanırım bir şeyleri değiştiremediğinizde insanların akıl dışı yaptıkları hareketlere öfkelendiğinizde yukardaki kriterlerin ne denli önemli olduğunu anlamışsınızdır.

Malzeme bu o kadar işte…

Bir cevap yazın