Ortadoğu cehennemi ve “Dış güçler”

Ortadoğu’da gelişmemiş bir ülkede yaşıyorsanız.

Yaşamınız boyunca binlerce kez “Dış Güçler” söylemini duymuşsunuzdur.

Her coğrafyanın kendine özgü insan davranışları, demografik yapıları vardır.

Ortadoğu insanı adeta koşulsuz inanmak için yaratılmıştır.

Bu yüzden dinlerin çıkış noktası Ortadoğu’dur.

Bu coğrafya biri birşey söylesinde inanalım bağlamında insanlarla doludur.

Bu gerçekle inanışlar, siyaset, ekonomi buna göre dizayn edilmiştir.

Ortadoğu devletlerinde diktatörler, otokratik ve teokratik yönetimler, anti demokratik oluşumlar, tarikat ve aşiret liderleri varlıklarını uyguladıkları şiddete bağlamışlardır.

Bu nedenle küçük büyük iktidar sahibi olan bütün güçler toplumsal her sorunda çıkarlarını güvence altına almak için sürekli dış güçleri suçlamaktadırlar.

Çünkü zihniyet olarak demokrasiye insan haklarına eşitliğe ve özgürlüğe karşıdırlar.

Bu tür güçlerin ideolojisinde, gelenek göreneklerinde, günlük yaşamlarında ve kültürlerinde vicdanın v’sine, adaletin a’sına rastlamak mümkün değildir.

Dinleri, mezhepleri, camileri, ibadethaneleri, devletin ve kurumların güçlerini kendi çıkarları için kullanırlar.

Hakkını hukukunu isteyen etnik kültürel gurupları ve bireyleri yok etmeye çalışırlar.

Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine bakıldığında bütün toplumsal hareketler ekonomik, demokratik, etnik talepler hep kan ve şiddetle bastırılmışlardır.

Bütün bu olumsuzlukları dış güçlere yüklenmeye çalışılmış, böylece toplumun büyük bir kesimi yalanlara inandırılmıştır.

Yüzyıllardır olduğu gibi din ile çalmaya sömürmeye devam edecekler!

Bir cevap yazın